Glokom,
içi
basıncının
yükselmesi
nedeniyle
görme
sinirinin
giderek
zayıflamasına
ve
böylece
görme
kaybına
yol
açan
ciddi
bir
hastalıktır.
Çoğunlukla
ileri
dönemlere
kadar
belirti
vermez
ve
doktor
muayenesi
olmadıkça
ortaya
çıkarılması
güç
bir
hastalıktır.
Tedavi
edilmediğinde
kesinlikle
görmenin
tümüyle
kaybına
neden
olan
bir
hastalık
olduğundan
,
teşhis
edildiğinde
hastalığın
ciddiyeti
hasta
ve
hasta
yakınlarına
anlatılmalıdır.Kronik
bir
hastalıktır.
Sürekli
takip
ve
tedavi
gerektirir
.Görme
kaybının
geri
dönüşü
yoktur.
Bu
yüzden
erken
teşhis
ve
tedavi
çok
önemlidir.

Glokom
başlıca
açık
ve
kapalı
açılı
glokom
olmak
üzere
iki
tiptedir
1-Açık
açılı
glokom
:Glokomların
%85
-%90
bu
tiptedir.
Belirgin
bir
belirtisi
yoktur.
Hasta
hastalığını
fark
etmez.
Ancak
son
dönemlerde
görmesinin
azaldığını
fark
eder.
Fakat
bu
durumdaki
bir
hastada
görme
siniri
büyük
oranda
tahrip
olmuş
ve
görme
alanı
çok
daralmıştır.
Yapılacak
tedavi
ancak
mevcut
görmeyi
korur.
Kaybolan
görme
geri
gelmez
.
Tüm
glokomlularin
%
90’
nı
35
yaşından
sonra
artış
gösterir.
Bu
yaştan
sonra
özellikle
ailede
glokom
varsa
düzenli
göz
muayenelerine
gidilmelidir.
2-Kapalı
açılı
glokom:
Gürültülü
bir
tablo
ile
ortaya
çıkar.
Gözde
şiddetli
ağrı,
kızarıklık,
bulanık
görme,
bulantı,
kusma
yapar.
Göz
tansiyonu
40-50
mg
ve
yükseklere
çıkar.Bu
yüksek
tansiyon
hemen
düşürülüp
gerekli
ilaç
ve
laser
tedavisi
yapılmalıdır.
Diğer
Glokom
tipleri
:
Pigmenter
glokom
Eksfoliasyon
glokom
Neovasküler
glokom
Yaralanma
sonrası
oluşan
glokom
Konjenital
glokom
Juvenil
glokom
Kimler
daha
dikkat
etmeli:
35
yaş
üstü
Ailede
glokom
öyküsü
olanlar
Sigara
kullananlar
Şeker
hastalığı
olanlar
Hipo
ve
hipertansivonu
olanlar
Yüksek
miyop,
yüksek
hipermetrop
Migren
hastaları
Uzun
süreli
kortizon
tedavisi
alanlar
Göz
yaralanması
geçirmiş
olanlar
Şiddetli
kansızlık
geçirenler